Kısaca
Bir şeye “istemiyorum” demek yerine önce açıklama uydurmanız tanıdık mı? Beyin, sosyal maliyeti azaltmak için reddi gerekçelendirmeyi sever. Bazen bahane, kendimizi değil ilişkiyi korur.
Dil değiştiriliyor...
Lütfen bekleyin
Kısaca
Bir şeye “istemiyorum” demek yerine önce açıklama uydurmanız tanıdık mı? Beyin, sosyal maliyeti azaltmak için reddi gerekçelendirmeyi sever. Bazen bahane, kendimizi değil ilişkiyi korur.
Eksik bilgiyle bile dünyayı akıcı görmemizin nedeni, beynin sürekli tahmin yapmasıdır. Gözünüz anlık boşluk bırakır, beyin “en olası” görüntüyü tamamlar. Gerçeklik biraz da kurgudur.
Göz teması, sandığımızdan daha “yüksek bant genişliği” bir iletişimdir. Bu yüzden bazıları uzun bakışı tehdit, bazıları yakınlık olarak okur. Aynı bakış, farklı hikâye anlatır.
Bir anıyı hatırlamak, onu raftan almak değil yeniden yazmaktır. Her çağırışta beyin ayrıntıları güncelleyebilir; bu yüzden emin olduğunuz sahne, aslında son düzenlemenin ürünüdür.
Kafanızın içinde cümleler duyuyorsanız bu garip değil: beyin, konuşma sistemini sessiz modda çalıştırabilir. İlginç olan, bu iç ses hızlandığında stresin de artabilmesidir.
Gülmek vücutta endorfin salgılatır. Bu yüzden komedi izledikten sonra kendinizi iyi hissedersiniz.
Liste ezberlemek zor, hikâye hatırlamak kolaydır çünkü beyin olay örgüsünü sever. Bilgi bir ‘neden-sonuç’ zincirine girince yapışır. Hatırlamak, çoğu zaman anlam bulmaktır.
Her gün yeni bilgiler, ilginç gerçekler ve faydalı içeriklerle bilgi dağarcığını genişlet!
Tüm Bilgileri Keşfet