Kısaca
Yerçekimi olmadığı için gözyaşları gözde top şeklinde birikir. Astronotlar silmezse görüşleri bulanıklaşır.
Uzayda yerçekimi olmadığı için gözyaşları aşağı akmaz; bunun yerine yüzey gerilimi nedeniyle gözde büyük bir su topu oluşturur. Bu ilginç durum, uzayda yaşamanın sıradan koşullardan ne kadar farklı olduğunu gösteriyor. Astronotlar, duygusal anlar yaşadıklarında gözyaşlarını tutmak zorunda kalabilirler. Bu su topu, görüşü engelleyerek rahatsızlık yaratır, bu da astronotların uzayda duygusal durumlarıyla başa çıkmasını zorlaştırır.
Astronotlar, bu gözyaşlarını emmek için havlu veya mendil kullanmak zorundadır. Bu tür pratik çözümler, uzayda yaşamın zorluklarıyla başa çıkmanın bir parçasıdır. Uzayda yaşamak, fiziksel ve psikolojik birçok zorluğu beraberinde getirir. Astronotlar, bu tür detaylarla başa çıkmak için sıkı bir eğitimden geçerler. Uzayda yaşamak, sadece fiziksel yetenekleri değil, aynı zamanda duygusal dayanıklılığı da gerektirir.
Terleme de benzer bir şekilde davranır; ter, damlamak yerine deri üzerinde bir film tabakası oluşturur. Bu, astronotların vücut sıcaklıklarını düzenlemelerini zorlaştırır. Uzayda yapılan araştırmalar, bu tür durumların astronot sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini göstermektedir. Bu nedenle, astronotlar için özel giysiler tasarlanarak, terin etkileri minimize edilmeye çalışılmaktadır. Uzayda, her detayın büyük bir önemi vardır.
Kaynak: NASA Human Research