Kısaca
Plasebo “hayal” değildir; beklenti ve bağlam, ağrı ve stres devrelerini etkileyebilir. Beyin bazı durumlarda kendi ağrı kesici sistemlerini daha güçlü devreye sokabilir.
Bir hapın “işe yarayacağına” inanmak bazen gerçekten fark yaratır. Bu, kandırılmak değil; beynin tahmin makinesinin bedeni yönetmesiyle ilgilidir.
Beklenti, ağrı algısını işleyen ağları etkileyebilir ve bazı nörokimyasal sistemleri devreye sokabilir. Bu yüzden plasebo, klinik araştırmalarda mutlaka kontrol edilen bir etkidir.
Aynı ilaç bile, sunuluş şekline ve güven duygusuna bağlı olarak farklı algılanabilir. Bağlam, biyolojinin bir parçası haline gelir.
Bu durum, tedavide iletişimin neden önemli olduğunu gösterir. Bilim, “zihin” ile “beden”in sandığımızdan daha sıkı bağlı olduğunu hatırlatır.